Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası: Tapu İptali ve Tescil Şartları, İspat ve Güncel Yargıtay Kararları – Edirne Avukat Tuğberk Çömlekçi
Güncelleme: Ağustos 2026
Mirasbırakanın sağlığında evini, arsasını, tarlasını veya başka bir tapulu taşınmazını çocuklarından birine ya da üçüncü bir kişiye devretmesi her zaman hukuka aykırı değildir. Ancak görünürde satış yapılmasına rağmen gerçekte para ödenmemişse ve işlemin gerçek amacı diğer mirasçıların miras hakkını ortadan kaldırmaksa, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) gündeme gelebilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri şudur:
Baba veya anne, sağlığında sahip olduğu taşınmazı çocuklarından birine tapuda “satış” olarak devretmiştir. Mirasbırakanın ölümünden sonra diğer çocuklar tapu kayıtlarını incelediklerinde taşınmazın yıllar önce kardeşlerine geçirildiğini öğrenir. Ancak taşınmazı alan çocuğun o tarihte bu taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü bulunmamaktadır, gerçek bir satış bedeli ödendiğine ilişkin belge yoktur ve mirasbırakanın da taşınmazını satmasını gerektirecek ekonomik bir ihtiyacı bulunmamaktadır.
Bu durumda yalnızca tapuda işlemin “satış” olarak gösterilmiş olması gerçek bir satış bulunduğu anlamına gelmez.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında muris muvazaası, mirasbırakanın gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla satış veya ölü
nceye kadar bakma sözleşmesi gibi ivazlı bir işlem görünümü altında devretmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılması mümkün olabilir.
1. Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?
Muris muvazaası davasında önemli avantajlardan biri, davanın yalnızca saklı paylı mirasçılarla sınırlı olmamasıdır.
Miras hakkı ihlal edilen bütün mirasçılar, kural olarak muris muvazaasına dayanarak dava açabilir.
Buna göre somut olaya göre;
- çocuklar,
- eş,
- torunlar,
- anne ve baba,
- kardeşler,
- yasal mirasçı durumundaki diğer kişiler
miras haklarının ihlal edilmesi hâlinde dava açabilir.
Yargıtay’ın muris muvazaasına ilişkin temel yaklaşımına göre, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen mirasçı, muvazaalı işlemin geçersizliğinin tespiti ile buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilir.
Davacı, koşulları varsa kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilir.
Mirasbırakan hayattayken çocuklar muris muvazaası davası açabilir mi?
Kural olarak hayır.
Muris muvazaasına dayalı talep miras hakkına dayandığından, mirasçılık sıfatının kazanılması mirasbırakanın ölümüyle gerçekleşir. Bu nedenle anne veya baba hayattayken ileride mirasçı olacak kişinin sırf “mal kaçırılıyor” gerekçesiyle muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açması mümkün değildir.
2. Muris Muvazaası Davasının Şartları Nelerdir?
Her mirasbırakanın bir çocuğuna veya üçüncü kişiye taşınmaz devretmesi muris muvazaası değildir.
Davanın sonucunda belirleyici olan soru şudur:
Mirasbırakan taşınmazı gerçekten sattı mı, yoksa diğer mira
sçılardan mal kaçırmak amacıyla bağışladığı taşınmazı tapuda satış gibi mi gösterdi?
Muris muvazaasının kabulü bakımından özellikle şu hususlar araştırılır:
Taşınmaz tapulu olmalıdır
01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına dayanan klasik muris muvazaası uygulaması esas olarak tapulu taşınmazların muvazaalı temliklerine ilişkindir.
Görünürde bir satış veya başka bir ivazlı işlem bulunmalıdır
Tapu kaydında işlem genellikle;
- satış,
- ölünceye kadar bakma sözleşmesi
şeklinde görünmektedir.
Ancak tarafların gerçek iradesinin bağış olması iddia edilmektedir.
Gerçek amaç mirasçıdan mal kaçırmak olmalıdır
Davanın en önemli noktası budur.
Mirasbırakanın yalnızca bir mirasçısına taşınmaz devretmesi tek başına muris muvazaasını kanıtlamaz.
Mirasbırakanın gerçek iradesinin diğer mirasçıların miras hakkını ortadan kaldırmak veya azaltmak olduğunun ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle her muris muvazaası dosyası kendi aile ilişkileri, ekonomik koşulları ve devir tarihindeki olaylarla birlikte değerlendirilmelidir.
3. Muris Muvazaası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme
Muris muvazaası nedeniyle açılacak tapu iptali ve tescil davalarında kural olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme
Taşınmazın aynına ilişkin davalarda HMK
m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Örneğin dava konusu taşınmaz Edirne Merkez’de bulunuyorsa dava, diğer şartların da bulunması hâlinde Edirne Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Taşınmazın Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul veya başka bir şehirde bulunması hâlinde ise yetkili mahkeme buna göre değişecektir.
Birden fazla taşınmaz bulunması hâlinde yetki ayrıca değerlendirilmelidir.
4. Muris Muvazaası Davasında Zamanaşımı Var mı?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil taleplerinin en önemli özelliklerinden biri, işlemin muvazaa nedeniyle geçersizliğine dayanılmasıdır.
Yerleşik uygulamada muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası kural olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.
Dolayısıyla;
“Babam taşınmazı 15 yıl önce kardeşime devretmiş, artık dava açamam.”
şeklindeki düşünce her zaman doğru değildir.
Mirasbırakan öldükten sonra, şartları mevcutsa çok daha eski tarihli temlikler de dava konusu yapılabilir.
Ancak uzun süre geçmiş olması delillerin toplanmasını zorlaştırabilir. Tanıkların vefat etmesi, banka kayıtlarının temin edilememesi veya aile ilişkilerinin ispatının güçleşmesi davanın sonucunu etkileyebileceğinden uyuşmazlığın erken değerlendirilmesi önemlidir.
Önemli: Muris muvazaası ile tenkis davası birbirinden
farklıdır. Tenkis davasında TMK m.571 kapsamında özel süreler bulunduğundan hukuki sebebin doğru belirlenmesi gerekir.
5. Muris Muvazaası Davası İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Her dosyanın delil durumu farklı olmakla birlikte başlangıçta özellikle şu bilgi ve belgelerin toplanması önemlidir:
- mirasçılık belgesi (veraset ilamı),
- dava konusu taşınmazın tapu bilgileri,
- eski ve güncel tapu kayıtları,
- tapu resmi senedi ve akit tablosu,
- mirasbırakanın nüfus kayıtları,
- taşınmazın devir tarihindeki yaklaşık piyasa değeri,
- satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğini gösteren banka kayıtları,
- tarafların ekonomik durumunu gösteren belgeler,
- mirasbırakanın diğer taşınır ve taşınmaz malvarlığı kayıtları,
- mirasbırakanın satış tarihinde paraya ihtiyacı olup olmadığını ortaya koyabilecek belgeler,
- tanık isimleri ve iletişim bilgileri,
- gerekiyorsa sağlık ve bakım durumunu gösteren belgeler.
Tapu resmi senedinin yalnızca güncel tapu kaydıyla karıştırılmaması gerekir. Davada, temlik tarihinde düzenlenen resmi akdin ve dayanak belgelerin incelenmesi son derece önemlidir.
6. Muris Muvazaası Nasıl İspatlanır?
Muris muvazaası davalarının merkezinde mirasbırakanın gerçek iradesinin tespiti bulunmaktadır.
İspat yükü kural olarak muvazaanın bulunduğunu iddia eden davacı mirasçıdadır.
Ancak mirasçılar, mirasbırakan ile taşınmazı devralan kişi arasında gerçekleştirilen sözleşmenin tarafı olmadıklarından üçüncü kişi konumundadır.
Bu nedenle muris muvazaası;
- tanık,
- tapu kayıtları,
- banka kayıtları,
- ekonomik durum araştırması,
- keşif,
- bilirkişi incelemesi,
- resmi senet,
- mirasbırakanın diğer malvarlığı,
- taraflar arasındaki aile ilişkileri
dâhil olmak üzere her türlü hukuka uygun delille ispatlanabilir.
Mahkeme hangi kriterlere bakar?
Yargıtay uygulamasında özellikle;
1. Mirasbırakanın taşınmazı satmak için haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,
2. Taşınmazı alan kişinin ekonomik gücü,
3. Tapudaki satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark,
4. Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği,
5. Mirasbırakan ile davacı ve davalı arasındaki ilişkiler,
6. Aile içindeki küslük veya yakınlık,
7. Mirasbırakanın geride başka mal bırakıp bırakmadığı,
8. Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri,
9. Olayların olağan akışı
birlikte değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla muris muvazaası davalarında genellikle tek bir “kesin delil” aranmaz. Delillerin tamamı birlikte değerlendirilerek mirasbırakanın gerçek amacı belirlenmeye çalışılır.
7. Tanık Muris Muvazaası Davasında Ne Kadar Önemlidir?
Tanık delili bu davaların en önemli ispat araçlarından biridir.
Özellikle tanığın;
“Bence babası diğer çocuklarından mal kaçırmak istedi.”
şeklindeki kişisel kanaatinden ziyade, bizzat gördüğü veya duyduğu somut olayları anlatması önemlidir.
Örneğin;
- mirasbırakanın “bu çocuğuma mal bırakmayacağım” dediğini bizzat duyması,
- taraflar arasında uzun süredir devam eden küslüğü bilmesi,
- taşınmazı alan kişinin ekonomik durumunu bilmesi,
- gerçek bir para alışverişi olmadığını bilmesini sağlayan olaylara şahit olması,
- mirasbırakanın satışa ihtiyaç duymadığını ortaya koyabilecek olayları bilmesi
tanık anlatımının ispat değerini artırabilir.
Bu nedenle muris muvazaası davasında tanık seçimi yalnızca akrabalık derecesine göre değil, hangi tanığın hangi somut olayı bildiğine göre yapılmalıdır.
8. Bilirkişi ve Keşif Süreci Nasıl İşler?
Muris muvazaası davasında mahkeme gerektiğinde dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapabilir.
Bilirkişi incelemesinde özellikle taşınmazın devir tarihindeki gerçek piyasa değeri araştırılabilir.
Burada önemli olan bugünkü değer değil, taşınmazın satış işleminin gerçekleştirildiği tarihteki değeridir.
Örneğin;
tapuda 200.000 TL bedelle satılmış görünen bir taşınmazın aynı tarihteki gerçek piyasa değerinin 3.000.000 TL olduğunun belirlenmesi önemli bir emare oluşturabilir.
Ancak Yargıtay’a göre:
Tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fark tek başına muris muvazaasını ispatlamaya yeterli değildir.
Bedel farkının;
- davalının alım gücünün bulunmaması,
- satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamaması,
- mirasbırakanın satışa ihtiyacının olmaması,
- aile içi ilişkiler,
- mirasbırakanın başka mal bırakmaması
gibi diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
9. Muris Muvazaası Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
Sadece “satış bedeli düşük” diyerek dava açmak
En önemli hatalardan biridir.
Taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki satış bedeli arasında büyük fark bulunması önemli bir emare olsa da tek başına muvazaanın kanıtı değildir.
Yanlış hukuki sebebe dayanmak
Muris muvazaası, tenkis ve denkleştirme birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Örneğin mirasbırakan taşınmazı tapuda açıkça bağış olarak devretmişse klasik muris muvazaası hükümlerinin uygulanması mümkün olmayabilir. Bu durumda şartları varsa tenkis gibi başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Mirasbırakanın ekonomik durumunu araştırmamak
“Bu taşınmaz neden satıldı?” sorusunun cevabı son derece önemlidir.
Mirasbırakanın devir tarihinde ciddi bir para ihtiyacı bulunuyorsa bu durum gerçek satış savunmasını güçlendirebilir.
Davalının alım gücünü araştırmamak
Taşınmazı alan kişinin devir tarihinde;
- işi,
- geliri,
- banka hareketleri,
- malvarlığı
araştırılmalıdır.
Taşınmazı satın aldığı ileri sürülen kişinin o tarihte böyle bir bedeli ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunmaması önemli bir emare olabilir.
Tanıkları yalnızca “aileden birileri” olduğu için seçmek
Tanığın sayısından çok neyi bildiği önemlidir.
Somut olaya şahit olmayan tanıkların genel kanaatleri tek başına yeterli olmayabilir.
Tapu resmi senedini dosyaya getirtmemek
Yalnızca güncel tapu kaydıyla yetinilmemeli; devir işlemine ilişkin resmi senet ve dayanak belgeler incelenmelidir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesini otomatik olarak muvazaalı kabul etmek
Bir kişinin yaşlı anne veya babasına gerçekten uzun yıllar bakım sağlaması karşılığında taşınmaz devralması mümkün olabilir.
Yargıtay, satış bedelinin mutlaka para olması gerekmediğini; bakım, hizmet veya emeğin de karşılık oluşturabileceğini kabul etmektedir.
Bu nedenle “kardeşim babama baktı ama taşınmaz ona geçti” şeklindeki her olay otomatik olarak muris muvazaası oluşturmaz.
10. Güncel Yargıtay Kararlarında Muris Muvazaası
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 25.03.2026, E. 2025/3600, K. 2026/2205
2026 tarihli güncel kararda Yargıtay;
- mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunmaması,
- davacı çocuklarıyla arasında küslük olması,
- mirasbırakanın tanıklara çocuklarına mal bırakmayacağını söylemesi
olgularını birlikte değerlendirmiş ve muris muvazaası ile mal kaçırma amacının ispatlandığı sonucuna varmıştır.
Bu karar özellikle tanık anlatımlarının, mirasbırakanın ekonomik durumu ve aile ilişkileriyle birlikte değerlendirilmesinin önemini göstermektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 03.11.2025, E. 2024/5346, K. 2025/4836
Kararda;
- taşınmazların gerçek rayiç değerleri ile resmi akitteki bedeller arasında fahiş fark bulunması,
- davalının satış bedelini ödediğini ispatlayamaması,
- mirasbırakanın terekesinde başka taşınmaz bulunmaması
birlikte değerlendirilerek muvazaanın bulunduğu kabul edilmiştir.
Kararın önemli yönlerinden biri de muvazaanın diğer objektif delillerle açık biçimde ispatlanması hâlinde tanık delilinin her olayda zorunlu olmadığının ortaya konulmasıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 19.06.2025, E. 2024/3392, K. 2025/3201
Yargıtay, dava konusu taşınmazın devrine ilişkin resmi senet getirtilmeden karar verilmesini eksik inceleme olarak değerlendirmiştir.
Bu nedenle muris muvazaası dosyalarında yalnızca güncel tapu kaydının değil, devir işleminin dayanağı olan resmi senedin de incelenmesi önem taşımaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.03.2023, E. 2021/1005, K. 2023/260
Hukuk Genel Kuruluna göre dava açan mirasçılar, mirasbırakan ile davalı arasındaki sözleşmenin dışında kalan üçüncü kişi konumundadır.
Bu nedenle mirasçılar muris muvazaası iddialarını tanık dâhil her türlü delille kanıtlayabilirler.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.03.2023, E. 2023/133, K. 2023/189
Hukuk Genel Kurulu, muris muvazaası davalarında ispat yükünün muvazaanın varlığını iddia eden davacıda olduğunu vurgulamıştır.
Dolayısıyla davanın yalnızca “babam taşınmazı kardeşime verdi” iddiası üzerine kurulması yeterli değildir. Mal kaçırma kastını ortaya çıkarabilecek delillerin dava öncesinde belirlenmesi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 19.04.2022, E. 2022/1328, K. 2022/3264
Yargıtay bu kararında önemli iki noktaya dikkat çekmiştir:
Birincisi, tapuda gösterilen bedel ile gerçek bedel arasındaki farkın tek başına muvazaayı kanıtlamayacağıdır.
İkincisi ise murisin gerçek iradesinin belirlenebilmesi için tarafların gösterdiği ilgili tanıkların dinlenmesi ve delillerin eksiksiz toplanması gerektiğidir.
11. Muris Muvazaası Davası Açmadan Önce Hangi Araştırmalar Yapılmalıdır?
Muris muvazaası dosyasının dava açılmadan önce hazırlanması büyük önem taşır.
Ön incelemede özellikle şu soruların cevaplandırılması gerekir:
Taşınmaz kime devredildi?
Devir hangi tarihte yapıldı?
Tapuda işlem satış mı, bağış mı, ölünceye kadar bakma mı gösterildi?
Tapuda gösterilen satış bedeli neydi?
Taşınmazın o tarihteki yaklaşık gerçek değeri neydi?
Taşınmazı alan kişinin o tarihte bunu satın alabilecek ekonomik gücü var mıydı?
Ödemenin banka veya başka bir belgeyle ispatı mümkün mü?
Mirasbırakanın taşınmazı satmasını gerektirecek ekonomik ihtiyacı var mıydı?
Mirasbırakanın başka malvarlığı kaldı mı?
Mirasbırakan ile çocukları arasındaki ilişki nasıldı?
Mal kaçırma iradesine ilişkin doğrudan bilgisi bulunan tanık var mı?
Bu soruların cevapları, dava açılmadan önce dosyanın hukuki niteliğinin ve ispat stratejisinin belirlenmesine yardımcı olur.
Sık Sorulan Sorular
1. Babam evini kardeşime sattı, dava açabilir miyim?
Tapuda satış yapılmış olması tek başına davaya engel değildir.
Eğer gerçekte satış bedeli ödenmemiş ve işlem diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirilmişse, mirasbırakanın ölümünden sonra şartları varsa muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca kardeşlerden birine taşınmaz devredilmiş olması davanın kabulü için yeterli değildir.
2. Tapuda satış gösterilmiş ama para ödenmemişse ne olur?
Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği muris muvazaasının tespitinde önemli kriterlerden biridir.
Özellikle taşınmazı alan kişinin ekon
omik gücünün bulunmaması ve ödeme yapıldığını gösteren delillerin bulunmaması diğer olgularla birlikte davacı lehine değerlendirilebilir.
3. Muris muvazaası davasında kaç tanık gerekir?
Kanunda “en az iki” veya “en az üç” şeklinde belirlenmiş bir tanık sayısı bulunmamaktadır.
Önemli olan tanığın sayısından ziyade, mirasbırakanın gerçek iradesine ilişkin hangi somut olayları bildiğidir.
4. Tapudaki satış bedelinin düşük olması davayı kazanmaya yeter mi?
Hayır.
Yargıtay, tapudaki satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın tek başına muvazaayı kanıtlamadığını açıkça kabul etmektedir.
Bedel farkı diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
5. Muris muvazaası davası 10 yıl sonra açılabilir mi?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi kural olarak zamanaşımına veya hak
düşürücü süreye tabi değildir.
Ancak aradan uzun süre geçmesi delillerin elde edilmesini güçleştirebilir.
Tenkis davasında ise farklı süreler bulunduğundan somut olayın hangi hukuki sebebe dayandığı ayrıca incelenmelidir.
6. Babam taşınmazını kardeşime bağışladıysa muris muvazaası davası açabilir miyim?
Tapuda işlem açıkça bağış olarak yapılmışsa klasik muris muvazaası iddiasının şartları oluşmayabilir.
Çünkü muris muvazaasında gerçek bağış iradesi başka bir işlem, çoğunlukla satış görüntüsü altında gizlenmektedir.
Açık bağış durumunda şartları varsa tenkis davası başta olmak üzere farklı miras hukuku yollarının değerlendirilmesi gerekir.
7. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi muris muvazaası olabilir mi?
Olabilir; ancak her ölünceye kadar bakma sözleşmesi muvazaalı değildir.
Gerçekten bakım ve gözetim sağlanmışsa ve sözleşmenin gerçek amacı bu bakımın karşılığını vermekse işlem geçerli kabul edilebilir.
Buna karşılık sözleşme yalnızca diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla görünüşte yapılmışsa muris muvazaası iddiası gündeme gelebilir.
8. Muris muvazaası davasını kazanırsam taşınmaz tamamen benim olur mu?
Her zaman değil.
Talebin kapsamı mirasçılık durumuna, dava açan kişilere ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Davacı mirasçı kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilir; bazı durumlarda terekeye iade talebi de gündeme gelebilir.
Edirne’de Muris Muvazaası ve Mirastan Mal Kaçırma Davaları
Muris muvazaası davaları, yalnızca tapu kaydının incelenmesiyle çözülebilen davalar değildir.
Özellikle mirasbırakanın gerçek iradesi, devir tarihindeki ekonomik koşullar, taşınmazı alan kişinin ödeme gücü, aile ilişkileri, tanık anlatımları, resmi senet ve taşınmazın gerçek değeri birlikte değerlendirilmelidir.
Çömlekçi Hukuk Bürosu olarak Edirne ve çevresinde miras hukuku, muris muvazaası, mirastan mal kaçırma, tapu iptali ve tescil, tenkis, mirasta denkleştirme ve ortaklığın giderilmesi davaları kapsamında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunuyoruz.
Özellikle anne, baba veya diğer mirasbırakan tarafından sağlığında gerçekleştirilen taşınmaz devirlerinde dava açılmadan önce tapu kayıtlarının, devir şeklinin, mirasçılık durumunun ve mevcut delillerin birlikte değerlendirilmesi, yanlış dava türüyle yola çıkılmasının önüne geçebilir.
Mirasbırakanın taşınmazını bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devrettiğini öğrendiyseniz; tapu bilgileri, veraset ilamı ve varsa mevcut belgeler üzerinden somut olayın muris muvazaası, tenkis veya başka bir miras hukuku uyuşmazlığı oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi için hukuki danışmanlık alabilirsiniz.
Hukuki Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Muris muvazaası davalarında sonuç; taşınmazın devir şekli, mirasbırakanın gerçek iradesi, tarafların ekonomik durumu, aile ilişkileri ve mevcut delillere göre değişebileceğinden her somut uyuşmazlığın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.



